Türkler, edepli, terbiyeli, akıllı ve azimlidir; hoşgörülüdür ve tedbir sahibidir. Türkler yurtlarını çok severler, yurdundan ayrı düştüğünde özler ve yurdunu arar.

Türkler, sağlam yapılıdır, cesurdur, kahramandır. İyi bir savaşçıdır. Türkler, sadece korkulması gerekenden korkarlar. Türkler, tarih boyunca iyi savaşçı oldukları için, tüm devirlerde dünyanın en seçkin askerlerinden sayılmışlardır.

Türkler, temiz kalpli, açık sözlü ve açık yüreklidir. Türk’ün bazen “saf” olarak ifade edilen bu güzel özelliği, zamanla yadırganarak, adeta “ahmak” gibi anlaşılmasına neden olacak kadar ileri gitmiştir. Türkler, namusludur, güvenilir insanlardır. Tarihi kaynaklarda verilen emanetleri en iyi şekilde korudukları her fırsatta dile getirilmiştir.

Türkler teşkilatçıdır; dolayısıyla itaatin, emir-komutanın ne olduğunu çok iyi bilir. Türk yalnız olduğunda iyi bir önder olduğu halde, başında kendisinden daha üstün yetenekli birisi olduğunda ona severek itaat eder. Türkler, zayıf ve acizleri korur; savaş zamanlarında korkunç birer savaşçı olarak görünse de, barış zamanlarında da en sakin insandır. Herkese yardım etmeye çalışır.

Türkler, rahata kavuşunca gevşer, hatta bazen komşularının etkisinde kaldığı olur ama çok geçmeden kendi özelliklerine dönmesini bilir.

Türkler, tabiat ile iç içe olduğu için küçük yaşlarından itibaren hayat mücadelesine alışmıştır. Hayatın ve yaşamın zorluklarını çok iyi bilir ve oluşan sorunları çözme konusunda yetileri gelişmiştir. Cahiz (Ebu Osman Amr bin Bahr el-Kinani el-Fukaimi el-Basri)’in dediğine göre “Türk, eli kolu bağlı olarak bir kuyuya atılsa, mutlaka bir çaresini bulup kurtulur”. Türkler, tabiata karşı çok sabırlıdır. Hayatın güçlüklerini güler yüzle karşılar. Türkler, hem çoban, hem seyis, hem cambaz, hem baytar hem de bir süvaridir. Cahiz’in de dediği gibi “Türk başlı başına bir millettir”.

Türkler, çalışkandır, sürekli olarak kendisini aşmak ve yenilemek ister.

Türkler, genellikle et yerler.

Türkler, sadelikten hoşlanır, kısa ve öz konuşur; uzun ve boş sözlerden nefret ederler.

Türkler, atlara komşularından daha erken zamanlarda sahip olduğundan dolayı komşularına büyük üstünlük sağlamıştır. Cahiz bunu şu şekilde açıklamıştır: “Türk’ün ömrünün at üzerinde geçen günlerinin, yer üzerinde oturarak geçirdiği günlerden daha çok olduğunu görürsün“.

Türkler, bir maden olan demiri erken dönemlerde keşfetmiş, demiri çelik haline sokarak komşularına kıyasla daha güçlü silahlara sahip olmuştur.

Türkler, kendisine mahsus bütün özellikleriyle, dünya üzerindeki toplumlar içinde seçkin bir yere sahip olmuştur. Türk ile ilgili olarak Alp Er Tunga (Efrasiyab)’da geçen bir söze göre;

“Türk, sedef içinde deryada bulunan bir inci gibidir. Kendi yerinde bulunduğu zaman kadir ve kıymeti bilinmez. Lakin oradan çıkınca, denizden ve sedeften çıkmış bir inci gibi kıymetlenir.”


Kaynakça;
ŞEŞEN Ramazan, El-Cahız ve Türklerin faziletleri (tercümenin gözden geçirilmiş 2. baskısı ve Arapça tenkidli metin), IRCICA Yayınları, İstanbul 2002.

Türklerin Karakteristik Özellikleri
4.8 (96.8%) 25 vote[s]

Cevap Yaz

Yorumunuzu Girin
Adınızı Girin