Atatürk, Türkler‘in dünya tarihindeki yeri, önemi ve katkılarını bütün yönleriyle araştırarak ortaya koymak ve yurtdışında bazı bilim adamları tarafından Türkler ile ilgili ortaya atılan aşağılayıcı iddiaların bilimsel olarak çürütülmesi amacıyla Türk Tarih Kurumu‘nu kurdurmuştur.

“Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat, insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır.” – Mustafa Kemal Atatürk

28 Nisan 1930‘da Afet İnan, Atatürk‘ün de katıldığı Türk Ocakları‘nın VI. Kurultayı‘nda onun direktifiyle 40 imzalı bir önerge sundu. Bu önergede “Türk tarih ve medeniyetini ilmi surette tetkik etmek için hususi ve daimi bir heyetin teşkiline karar verilmesini ve bu heyetin azasını seçmek salahiyetinin Merkez heyetine bırakılmasını teklif ederiz.” deniliyordu.

Aynı gün Kurultay‘da yapılan görüşme sonrasında 16 üyeli “Türk Tarih Heyeti” kuruldu. 15 Nisan 1931‘de “Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti” adını aldı. 1932 yılında ilk tarih kongresini toplayan cemiyet, 3 Ekim 1935 tarihinde “Türk Tarih Kurumu“na dönüştürüldü. Kurumun içinde Tevfik Bıyıklıoğlu (ilk genel başkan), Yusuf Akçura, Samih Rıfat, Reşit Galip, İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Afet İnan gibi önemli isimler yer aldı.

Atatürk ve Afet İnan

Mustafa Kemal Atatürk, vefatına kadar kurumun pek çok toplantısına katılarak bilimsel çalışmalarıyla yakinen ilgilendi. 5 Eylül 1938‘de yazdığı vasiyetnamesinde İş Bankası‘ndaki hisse gelirlerinin yarısını Türk Tarih Kurumu‘na bağışladı.

Türk Tarih Kurumu, çalışmalarına 1928‘de başlanan ve 1931‘de tamamlanan 4 ciltlikTürk Tarihinin Ana Hatları” eserini yayınladı, bu eser 1941 yılına kadar liselerde okutuldu.

22 Ağustos 1935‘te ilk milli arkeolojik çalışmamız olan “Alacahöyük Kazısı” yine Atatürk‘ün emriyle başlatıldı. Bu kazının raporları Türk Tarih Kurumu tarafından 1935‘te “Alacahöyük Hafriyatı” adıyla yayınlandı.

Atatürk Türk Tarih Kurumu’nda.

Piri Reis‘in “Kitab-ı Bahriye“si ile haritası, İsmail Hakkı Uzunçarşılı‘nın “Anadolu Beylikleri” kitabını yayınlayan Türk Tarih Kurumu, 1937‘de adını bizzat Atatürk‘ün koyduğu ve günümüzde halen yayınlanmaya devam eden “Belleten” adlı bilimsel dergisini çıkarmaya başladı. Çıkardığı bir diğer bilimsel dergi olan “Belgeler“de ise arşivlerde bulunan önemli belgeler Türkiye Türkçesi‘ne çevrilmeye başladı.

Türk Tarih Kurumu, çalışmalarına Türk Ocağı Halkevi‘nde başladı, 1940 yılında Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi‘ne taşındı. 12 Kasım 1967‘de ise “Uluslararası Ağahan Mimarlık Ödülü” kazanan kendi binasına taşındı.

Türk Tarih Kurumu, birçok bilimsel çalışmaya imza attı. Düzenlediği Türk Tarih Kongresi henüz ikinci kez 1937 yılında Dolmabahçe Sarayı‘nda toplandığında uluslararası bir nitelik kazanmıştı. Bu kongreler 5 yılda bir toplanmaya devam etti, kongrelerde sunulan bildiriler ise kitap haline getirildi. 16. kongreye kadar sunulan bildiriler 48 cilt olarak basılmıştır.

Birinci Türk Tarih Kongresi’nden.

Alacahöyük Kazısı ile başlayan kazı faaliyetleri devam etmekte ve bu kazılar sonucunda ulaşılan tarihi eserler çeşitli müzelerde sergilenmektedir. Ayrıca kurum Kırgızistan ve Ukrayna‘da da kazı faaliyetlerine başlamıştır. Kazının yanı sıra Çin‘den getirilen İmparator Günlükleri‘nin Türkçe çeviri çalışması ile Rusya arşivlerinde yer alan Türk tarihini ilgilendiren belgelerin tespiti ve kataloglanması çalışması devam etmektedir.

Türkiye‘nin sayılı zengin kütüphanelerinden birine sahip olan Türk Tarih Kurumu, Osmanlı Öncesi ve Osmanlı Araştırmaları Uluslararası Komitesi (CIÉPO), Güney-Doğu Avrupa Araştırmaları Birliği (AIÉSEE), Uluslararası Tarih Bilimleri Komitesi (CISH), Uluslararası Askeri Tarih Komisyonu (CIHMC) ve Uluslararası Akademiler Birliği (UAI) gibi çeşitli uluslararası bilim kurullarının da üyesidir. Bunlardan Uluslararası Akademiler Birliği’nin Türkiye’deki tek üyesidir.

Atatürk‘ün en büyük eserlerinden biri olan Türk Tarih Kurumu, 7 Kasım 1982‘de kabul edilen anayasanın 134. maddesi uyarınca kurulan “Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu” bünyesinde çalışmalarına devam etmektedir.

Cevap Yaz

Yorumunuzu Girin
Adınızı Girin