Home Nedir Kanlı Noel (Kıbrıs Katliamı)

Kanlı Noel (Kıbrıs Katliamı)

1
1405

1571‘de Osmanlı Devleti tarafından fethedilen ve I. Dünya Savaşı sonucunda Osmanlı’nın yenilgisiyle İngiltere yönetimine geçen Kıbrıs adasında Rumlar ve Türkler yaşamaktadır.

Rumlar, adanın Yunanistan‘a bağlanmasını (Enosis) istiyorlardı. Bu sebeple 1930‘lu yıllarda İngiliz idaresine karşı ilk ayaklanmalar başladı, 1955 yılında ise EOKA adında Enosis hayalleri doğrultusunda silahlı bir terör örgüt kurdular ve Türkler‘i taciz etmeye başladılar. Buna karşılık Türkler de silahanarak Türk Mukavemet Teşkilatı‘nı kurdular.

1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti Rumlar’ı memnun etmedi ve yasa ihlalleri yaparak sorunun iyice büyümesine sebep oldular. Her fırsatta Rumlar’ı kışkırtan Kıbrıslı Rum lider Başpiskopos III. Makarios, anayasa değişikliği teklifinde bulundu ve teklifi reddedilince adeta etnik temizlik için işaret verdi.

Kıbrıs Cumhuriyeti‘nin kurulmasının ardından EOKA silah teslim edeceğini bildirmiş, aynısı Türk taraflarından da beklenmişti. Türkler’in silahlarını teslim etmesine karşın EOKA’nın İçişleri Bakanı Yorgacis tarafından gizlice tekrar silahlandırıldığı ne yazık ki katliamlardan sonra anlaşılmıştır.

21 Aralık 1963‘te arabasıyla seyir halinde giden iki Türk’ün ateş edilerek öldürülmesi sonucu Kanlı Noel olayı başlamış, iç savaş ortamı oluşmuştur. Ertesi gün Rum polisler tarafından Lefkoşa Türk Lisesi‘ne ateş açılmış, Girne yolu üzerinde bir grup Türk pusuya düşürülerek orada katledilmiş, devam eden günlerde Türk erkekleri evinden alınarak muhtelif yerlerde kurşunlanmış, kadın, çocuk, yaşlılar dahil olmak üzere pek çok Türk katledilmiştir.

Başpiskopos, televizyon ve radyo kanallarında olayı dünyaya “Kıbrıs Türk halkı isyan etmiştir ve tenkil harekatı başlamıştır” şeklinde duyurmuştur.

24 Aralık‘ta Lefkoşa’nın Kumsal semtinde Kanlı Noel‘in simgesi haline gelen acı bir kıyım yaşandı. Doktor Binbaşı Nihat İlhan‘ın evde olmadığı bir gün, EOKA‘cılar tarafından evi basılmış; eşi Mürüvvet İlhan, çocukları Murat, Kutsi ve Hakan saklanmak için dördü birden sığındıkları küvette taranmış halde bulunmuştur.

Bu ev sonradan Lefkoşa Barbarlık Müzesi‘ne dönüştürülerek ziyarete açılmıştır.

25 Aralık 1936‘da Makarios ateşkesi kabul etse de 26 Aralık‘ta 21 Türk silah zoruyla köy dışına çıkarılarak kurşuna dizilmiştir.

30 Aralık‘ta Yunan asıllı Bay Rigos bu alçak katliamda 400 Türk ile 60 Rum‘un öldüğünü belirtmiştir. İngiliz gazeteci Harry Scott Gibbons, yapılan katliamı detaylıca anlatan “The Cenocide Files” adını taşıyan kitabının başında şöyle demektedir; “Kıbrıs’ta soykırım Aralık 1963’te patlak verdiği zaman ben oradaydım ve olayların şahidiydim. Bütün dünyayı şoka uğratan bu canavarca kıyım ve yağma hayatta kalabilen Türklerin kendilerini emniyete alabilecekleri bir bölgeye sığındıkları 1974 yılına kadar devam etmiştir”.

Türkiye bu olayların akabinde ihtar uçuşları yapmış, bir değişiklik olmayınca Kıbrıs Sorunu‘nu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne sunmuştur. Gittikçe kötüleşen olaylar esnasında Türkiye, Yunanistan ile İngiltere‘ye nota vermiş, dönemin Dışişleri Bakanı Feridun Cemal Erkin‘in ‘’Eğer Rumlar hareketlerine devam ederlerse, günün birinde Kıbrıs’a gitmemiz mukadderdir” demesi üzerine ABD Başkanı Johnson, Başbakan İsmet İnönü‘ye 5 Haziran 1964’te bir mektup göndermiştir. Bu mektup Türkiye’ye ağır yaptırımda bulunuyor, Türkiye’nin Kıbrıs’a müdahalesini engelliyordu.

21 Aralık 1963 tarihinde gerçekleşen Kanlı Noel adı verilen olayla birlikte Kıbrıs Cumhuriyeti fiilen sona ermiştir.

Yapılan baskı ve zulümlerin devam etmesi üzerine Türkiye Cumhuriyeti, 20 Temmuz 1974 tarihinde Kıbrıs‘a karadan ve havadan harekat başlattıKıbrıs Barış Harekatı sonrasında, 1976 yılında Kıbrıs Türk Federe Devleti kurulmuştur. 15 Kasım 1983‘de Kıbrıs Türk Federe Devleti meclisi kendi kaderini tayin hakkını kullanarak, oybirliği ile aldığı bir kararla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti‘ni ilan etmiştir.

1 Yorum

Cevap Yaz

Yorumunuzu Girin
Adınızı Girin