Türk İstiklal Savaşı komutanı, Atatürk‘ün silah arkadaşı, Türkiye Cumhuriyeti‘nin kurucularından biri olan Ali Fuat Cebesoy, 93 Harbi komutanlarından Müşir (Mareşal) Mehmed Ali Paşa‘nın torunu ve daha sonradan Türkiye‘nin ilk Bayındırlık Bakanı olacak olan İsmail Fazıl Paşa‘nın oğlu olarak 23 Eylül 1882 tarihinde İstanbul‘da doğdu.

İlköğrenimini Erzincan‘da, ortaöğrenimini ise İstanbul Saint Joseph Lisesi‘nde tamamladı. Babası istemese de Ali Fuat, sınavını kazandığı Harp Okulu‘na 13 Mart 1899 tarihinde girdi. Burada Mustafa Kemal ile tanıştı. Harp Okulu‘nu 1902‘de bitirdikten sonra Harp Akademisi‘ne devam etti. 11 Ocak 1905 tarihinde buradan Kurmay Yüzbaşı olarak mezun oldu ve 5. Ordu‘ya atandı. Beyrut‘ta, Selanik‘te ilk görevlerini aldıktan sonra 1906‘da Kolağası oldu. Rumeli‘de yürütülen II. Meşturiyet‘i kurmaya ilişkin gizli ordu faaliyetlerine katıldı.

1901 Harp Okulu, önde Mustafa Kemal ve sağında Ali Fuat Cebesoy.

Ali Fuat, 1909 – 1911 yılları arasında Roma Askeri Ataşesi oldu. 1908 yılında 3. Süvari Tümeni Kurmay Başkanlığı‘nda aldığı görevde gösterdiği başarılardan dolayı dördüncü rütbeden “Mecidi Nişanı” ile ödüllendirildi. 1910 yılında çıkan Arnavut Ayaklanması‘nı bastırdı ve buradaki başarılarından ötürü dördüncü rütbeden “Osmani“, üçüncü rütbeden “Mecidi Nişanı” ile ödüllendirilerek Binbaşı oldu.

1912 – 1913 Balkan Savaşları‘nda görev aldı ve Yarbay oldu. 1914 yılında Şam‘da 8. Kolordu Kurmay Başkanlığı‘nda görev yaparken I. Dünya Savaşı‘nın çıkmasıyla 19 Eylül 1914 tarihinde yine Şam‘daki 25. Tümen Komutanlığı‘na atandı ve I. Kanal Harekatı‘na katıldı. Harekat sırasında gösterdiği başarılardan ötürü “Harp ve Muharebe Gümüş Liyakat Madalyaları” ve Alman Devleti tarafından verilen ikinci rütbeden “Demir Salip Nişanı” ile ödüllendirilerek 1915 yılında Albay oldu.

Albay Ali Fuat, 1915‘te Seddülbahir Muharebeleri‘nden sonra “Gümüş İmtiyaz Madalyası“, 1916‘da ise 14. Tümen Komutanı olarak gittiği Kafkas Cephesi‘nde katıldığı Çapakçur Muharebeleri‘nden sonra “Altın Liyakat Madalyası” ile ödüllendirildi.

1916‘da 5. Tümen Komutanlığı‘na, 1917 II. Gazze Muharebesi‘nden sonra ise 20. Kolordu Komutanlığı‘na atandı. Bu sırada Alman Devleti tarafından kendisine ikinci rütbeden “Askeri Liyakat Nişanı” verildi.

Albay Ali Fuat, yine 1917 yılında 2. Ordu Kurmay Başkanlığı, III. Gazze ve Filistin Muharebeleri Cephe Komutan Yardımcılığı ve Kudüs Savunması yaptı. “Altın İmtiyaz Madalyası” ve birinci dereceden “Demir Salip Nişanı” ile ödüllendirilerek Mirliva (Tuğgeneral) oldu.

1917 – 1919 yılları arasında tekrar 20. Kolordu Komutanlığı‘na getirilen Ali Fuat Paşa, 1918 yılında Osmanlı Devleti tarafından ikinci rütbeden “Kılıçlı Osmani ve Mecidi Nişanları” ile, Alman Devleti tarafından “Kırmızı Kartal“, AvusturyaMacaristan İmparatorluğu tarafından ise “Demir Haç Nişanı” ile ödüllendirildi.

I. Dünya Savaşı‘ndan yenilgiyle çıkan Osmanlı Devleti, 30 Ekim 1918 tarihinde Mondros Ateşkes Antlaşması‘nı imzalamak zorunda kaldı. Antlaşma uyarınca Osmanlı orduları terhis edilmeye başlandı. Bu sırada 20. Kolordu Komutanı olan Ali Fuat Paşa, emrindeki birlikleri dağıtmadığı gibi Mustafa Kemal Paşa‘nın emriyle önce Konya‘ya sonra Ankara‘ya geçerek İstiklal Savaşı hazırlıklarına başladı. Ali Fuat Paşa, işgaller başladığında 20. Kolordu ile İngiliz kuvvetlerinin üzerine yürüdü ve Geyve, Sakarya yakınlarında düşmana ateş açarak Milli Mücadele‘yi fiilen başlatan ilk komutan oldu.

Mustafa Kemal Paşa, Samsun‘a çıkışından bir süre sonra Haziran 1919‘da Ali Fuat Cebesoy, Rauf Orbay ve Refet Bele ile Amasya‘da görüşerek 21 – 22 Haziran 1919‘da hep birlikte imzaladıkları “Amasya Genelgesi“ni yayınladı. Ali Fuat Paşa‘nın, 20. Kolordu ve Batı Cephesi Komutanlığı yaptığı sıralarda düşmana karşı düzenli ordu kurma fikri gelişmeye başladı. Sivas Kongresi‘nden sonra, “Umum Kuva-yi Milliye” oluşturuldu ve komutanlığına Ali Fuat Paşa atandı. Ancak 24 Ekim 1920 tarihinde, Batı Cephesi Komutanlığı‘na bağlanmış olan Çerkes Ethem komutasındaki Kuva-yi Seyyare birlikleriyle beraber düzenlenen Gediz Harekatı‘nın başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından Ali Fuat Paşa ve Çerkes Ethem birbirini suçladılar. Bunun üzerine Mustafa Kemal, etkisi sarsılan Ali Fuat Paşa‘yı görevden alarak Moskova Büyükelçiliği‘ne getirdi. Umum Kuva-yi Milliye Komutanlığı ikiye ayrıldı; Batı Cephesi komutanlığına İsmet Paşa, Güney Cephesi komutanlığına Refet Paşa getirildi.

Atatürk, Rauf Orbay ve Ali Fuat Cebesoy Amasya Genelgesi üzerinde çalışırken.

Moskova Büyükelçisi olduğu dönemde Sovyetler Birliği ile görüşmeler yaptı ve Kazım Karabekir paşa Doğu illerini geri alırken, Ali Fuat Paşa Bolşevikleri oyaladı. 16 Mart 1921 tarihinde TBMM elçisi olarak Sovyetler Birliği ile Türkiye‘nin kuzeydoğu sınırlarını çizen Moskova Antlaşması‘nı imzaladı.

10 Mayıs 1921 tarihinde yurda dönerek meclis çalışmalarına başladı. 21 Ekim 1923’e kadar TBMM‘nin 2. Başkanlığı‘nı yaptı, Cumhuriyet’in ilanından sonra ise rütbesi Korgeneralliğe yükseltildi ayrıca Kırmızı Yeşil Şeritli İstiklal Madalyası ile ödüllendirildi. Aynı yıl 2. Ordu Müfettişliği‘ne atandı. 31 Ekim 1924’te Ordu Müfettişliği’nden istifa ederek Ankara Milletvekili olarak meclis görevine devam etti.

Ali Fuat Cebesoy madalyalarıyla.

17 Kasım 1924’te ilk muhalefet partisi olan “Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası”nın kurucuları arasında yer aldı. Ancak bu parti, 1925’te çıkan Şeyh Said İsyanı’ndan sonra dini hisleri kullanarak isyanı desteklediği gerekçesiyle Haziran 1925’te kapatıldı. Ali Fuat Cebesoy, 1926 yılında Atatürk‘e düzenlenen İzmir Suikasti‘na Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kurucularınının isminin karışmasıyla Kazım Karabekir, Rauf Orbay ve Refet Bele ile birlikte tutuklandı. Bu isimlerin hepsi yargılandıktan sonra beraat etti. 5 Aralık 1927 tarihinde askerlikten emekli oldu.

Terakkiperver Ccumhuriyet Fırkası üyeleri.

İzmir Suikasti‘ndan sonra Atatürk ile arası açıldıysa da daha sonra barıştılar. Ali Fuat Bey, 1933 yılında Ata‘nın davetiyle Büyük Millet Meclisi’nin IV, VIII. dönemlerinde Konya Milletvekili, IX. dönem Eskişehir Bağımsız Milletvekili, X. ve XI. dönemlerde Bağımsız İstanbul Milletvekili oldu. İsmet İnönü‘nün Cumhurbaşkanlığı döneminde 1939 – 1943 arasında Bayındırlık Bakanı, 1943 – 1946 arasında Ulaştırma Bakanı, 1948 – 1948 arasında TBMM Başkanı oldu.

Türk asker ve siyasetçi Ali Fuat Cebesoy, 10 Ocak 1968 tarihinde İstanbul’da hayatını kaybetti. İstiklal Savaşı‘nı başlattığı ve İngiliz kuvvetlerini durdurduğu Geyve yakınlarındaki Alifuatpaşa Beldesi‘nde bulunan Merkez Camii avlusuna gömüldü.

Ali Fuat Cebesoy’un cenazesi.

Eserleri

Birüssebi – Gazze Meydan Muharebesi ve 20. Kolordu (1938)
Milli Mücadele Hatıratı (1953)
Moskova Hatıraları (1955)
Siyasi Hatıralar I (1957)
Siyasi Hatıralar II (1960)
Mektep Arkadaşım Atatürk (1967)
Mustafa Kemal – Milli Lider

Cevap Yaz

Yorumunuzu Girin
Adınızı Girin